Taraflar, boşanmada mal rejiminin tasfiyesini kararlaştırırken tek tek malvarlıklarını belirtmek suretiyle bir anlaşmaya varmış olabilirler. Boşanma davası ile birlikte eşlerin, evlilik birliği içinde edindikleri tüm malvarlıklarının tasfiyesi hususunda anlaştıkları duraksamaya yer vermeyecek açıklıkta ise buna değer verilerek, mal rejiminin tasfiye edildiğinin kabulü gerekir. Artık taraflarca, daha sonra ayrı bir mal rejimi tasfiyesi davası açılamayacaktır.

Bununla birlikte evlilik birliği içinde edinilen malvarlığı daha fazla iken tek bir malvarlığı yönünden anlaşmalı boşanmada uzlaşma sağlanmış, diğer malvarlıkları hakkında herhangi bir açıklama yapılmamış olabilir. Bu şekilde gerçekleşen boşanmada ise tarafların yaptıkları anlaşma metninin yorumu önemlidir.

Anlaşmalı Boşanmanın Tasfiyeyi Kapsadığı Kabul Edilen Haller 2

Tarafların birbirinden hak talep etmedikleri hususların hangi hallerde sadece boşanmanın mali sonuçlarını, hangi hallerde mal rejiminin tasfiyesini kapsayacağı değerlendirilirken, anlaşmada kullanılan tabirler aydınlatıcı olmaktadır. Anlaşmada, açık bir şekilde katkı payı alacağı, katılma alacağı ve değer artış payı alacağı gibi Kanunda geçen tabirler kullanılarak birbirlerinden özellikle bu hakları talep etmediklerinin belirtilmesi halinde eşlerin tasfiye yaptıklarının kabulü gerekir. Bununla birlikte anlaşmada, eşler birbirinden herhangi bir mal taleplerinin olmadığı şeklinde ifadeler kullanabilmektedirler. Yargıtay uygulamasında “mal” tabirinden taşınır, taşınmaz, hak ve alacakların kastedildiği, dolayısıyla mal rejiminin tasfiyesini kapsadığı kabul edilmektedir.